İpek ve Bakır, bugünün usta öyküsücünü muştulayan bir ilk kitap. Tomris Uyarın 1965-70 yılları arasında yazdığı on yedi öyküden oluşan bu ilk kitabında daha sonraki yazarlık yıllarında işlemekten vazgeçemeyeceği izleklerin ipuçları yatıyor. Yıllar sonra, bu öyküleri okurken, kendi kendine, sürekli alabora olarak kötü şaşırtmacalar veren bir dil ortamında, bir kültürsüzlük kargaşasında yaşayacağını, toplumun sancılarına bir yurttaş kimliğiyle asla kayıtsız kalamayacağı için bireysel fantezilerinde bile toplumsal gerçeklikten kaçmayacağını, bu yüzden yazar kanatlarını yeterince kullanamayacağını ve bundan asla pişmanlık duymayacağını nereden biliyordun? diye soran yazara belki en geçerli yanıtı bu ilk öyküleri veriyor: Çünkü bizleri yazdın.
İpek ve Bakır, bugünün usta öyküsücünü muştulayan bir ilk kitap. Tomris Uyarın 1965-70 yılları arasında yazdığı on yedi öyküden oluşan bu ilk kitabında daha sonraki yazarlık yıllarında işlemekten vazgeçemeyeceği izleklerin ipuçları yatıyor. Yıllar sonra, bu öyküleri okurken, kendi kendine, sürekli alabora olarak kötü şaşırtmacalar veren bir dil ortamında, bir kültürsüzlük kargaşasında yaşayacağını, toplumun sancılarına bir yurttaş kimliğiyle asla kayıtsız kalamayacağı için bireysel fantezilerinde bile toplumsal gerçeklikten kaçmayacağını, bu yüzden yazar kanatlarını yeterince kullanamayacağını ve bundan asla pişmanlık duymayacağını nereden biliyordun? diye soran yazara belki en geçerli yanıtı bu ilk öyküleri veriyor: Çünkü bizleri yazdın.
İpek ve Bakır yumuşak ve sert hikayelerden oluşmuş adını layıkıyla taşıyan bir kitap. Ani açılış ve kapanışları var. Ama bu anilik rahatsızlık vermeyen, okuyucusunu üzmeyen bir anilik. Ucu açık kalmış meseleleri tamamlamak arzusunda olanların ilgisine…
96 sayfa