Stendhal (Henri Beyle) 1799da politeknik okuluna girmek üzere Pariste sınava girdi ama kazanamadı. Bir hısmının yardımıyla orduya katıldı, Napoleonun ikinci İtalya seferinde görev aldı. Orduyu çok sevdiği halde orduda da başarı gösteremedi, istemeyerek de olsa ordudan ayrılmak zorunda kaldı. Çok geçmeden gene subay olarak Rusya seferine katıldı. 1814ten 1821e değin İtalyada yaşadı. İtalyan yurtseverleriyle düşüp kalktığı için Avusturya polisi onu sınırdışı etti. Civita Vecchioya konsolos atandı. Mantık ve matematiği çok seviyordu. Ama neye el attıysa dikiş tutturamadı. Yalnız yazarlıkta olağanüstü başarılar gösterdi. Yapıtlarındaki mantık ve psikoloji çözümlemeleri dikkatleri üzerine çekti. Gene de yaygın okunan bir yazar olmasını ölümünden sonraki kuşakların yapıtlarına gösterdiği ilgidendir. Bu ilgi bütün dünya okurlarınca günümüze değin sürüp geldi. Romanlarında kendi yaşamında olduğu gibi hep toplumla tersleşen kişileri işlemiştir. Parma Manatstırı bu konunun başyapıtlarındandır. Okurlarımıza kıvançla sunarız.
Stendhal (Henri Beyle) 1799da politeknik okuluna girmek üzere Pariste sınava girdi ama kazanamadı. Bir hısmının yardımıyla orduya katıldı, Napoleonun ikinci İtalya seferinde görev aldı. Orduyu çok sevdiği halde orduda da başarı gösteremedi, istemeyerek de olsa ordudan ayrılmak zorunda kaldı. Çok geçmeden gene subay olarak Rusya seferine katıldı. 1814ten 1821e değin İtalyada yaşadı. İtalyan yurtseverleriyle düşüp kalktığı için Avusturya polisi onu sınırdışı etti. Civita Vecchioya konsolos atandı. Mantık ve matematiği çok seviyordu. Ama neye el attıysa dikiş tutturamadı. Yalnız yazarlıkta olağanüstü başarılar gösterdi. Yapıtlarındaki mantık ve psikoloji çözümlemeleri dikkatleri üzerine çekti. Gene de yaygın okunan bir yazar olmasını ölümünden sonraki kuşakların yapıtlarına gösterdiği ilgidendir. Bu ilgi bütün dünya okurlarınca günümüze değin sürüp geldi. Romanlarında kendi yaşamında olduğu gibi hep toplumla tersleşen kişileri işlemiştir. Parma Manatstırı bu konunun başyapıtlarındandır. Okurlarımıza kıvançla sunarız.
okuduğum zman çok beğenmiştim ama şimdi kitaba dair hiç bir şey hatırlamıyorum:)
stendhal muhteşem bir yazar..fakat bu kitabın kahramanını sevmedim ..ben fabriko ile tanışsaydım ona hiç yüz vermezdim:)
Yayınevine dikkat edip öyle okuyun derim ben , hiç zevk almadim tercümesinden
Entirikalar, aşk, kirli oyunları ve en karanlıkta kalmış ruhların izlerini, inanılmaz bir biçimde aktarılmış bir ruh aynası.
Asıl adı Marie-Henri Beyle olan Stendhal'in ( 1783 -1842 ) 1839 yılında yazdığı nefis bir romanı.
Roman Parma Prensliğinde sarayda geçiyor.Nefis tiplemeler var hele bir Düşes Gina del Dongo Sansaverina varki sırf onun için bile okunur bu eser. Kitap aslında günümüzede uyuyor politikadaki çirkinlikler, entrikalar, ayak oyunları yükselmek için verilen ödünler ve rüşvetler yani siyaset 1700 lü yıllarda neyse bugünde aynı.
Parma Manastırı benim Kızıl ve Karadan sonra okuduğum ikinci Stendhal romanı. Kızıl ve Karadan daha çok beğendim 2013 yılında okuduğum en güzel kitaplardan birisi oldu Parma Manastırı .