İnci Aral'ın usta kalemi bu kez toplumsal savrulmalardan bireylerin payına düşenleri aktarıyor. Yaratıcılıkları, sevinçleri, düşleri, umutları budanan insanlar, ürkütücü bir bekleyiş içinde, hüzünle yaşama tutunmaya uğraşıyorlar. Kimi aşkın çoşkusunu sıcak tutmaya çalışıyor içinde, kiminin uykusuz gecelerini sıcak bir banyonun hayalini dolduruyor. Eşit koşullar, adalet, sevgililiyle mutlu bir gelecek, kuşkuyla bakılan romantik sloganlara dönüşebiliyor. Yaşamın gündemini yalnızlık, umarsızlık, kaygı ve korkular düşüyor.
İnci Aral her zamanki, insana duyarlı, akılcı ve şiirsel anlatımıyla, ürkütülmüş bireyi anlatıyor.
İnci Aral'ın usta kalemi bu kez toplumsal savrulmalardan bireylerin payına düşenleri aktarıyor. Yaratıcılıkları, sevinçleri, düşleri, umutları budanan insanlar, ürkütücü bir bekleyiş içinde, hüzünle yaşama tutunmaya uğraşıyorlar. Kimi aşkın çoşkusunu sıcak tutmaya çalışıyor içinde, kiminin uykusuz gecelerini sıcak bir banyonun hayalini dolduruyor. Eşit koşullar, adalet, sevgililiyle mutlu bir gelecek, kuşkuyla bakılan romantik sloganlara dönüşebiliyor. Yaşamın gündemini yalnızlık, umarsızlık, kaygı ve korkular düşüyor.
İnci Aral her zamanki, insana duyarlı, akılcı ve şiirsel anlatımıyla, ürkütülmüş bireyi anlatıyor.
1980 döneminin sancıları; bir taraftan birey olmaya, kendini bulmaya; diğer taraftan inandıklarını hayata geçirmeye çalışan, yıpratılmış, yaralanmış, küstürülmüş kişilerin parçalanmış hayatları; duru bir dille anlatılmış öykülerde.
İnci Aral'dan okuduğum ilk kitaptı. Dili hem edebi hem de akıcı. Çoğu yazar bunu gerçekleştirmeye çalışırken ağdalı bir üslupta kayboluyor maalesef ama İnci Hanım akıcılık konusunda başarılı. Bir dönemin aynası gibi olmuş kitap. Siyasi sebeplerden hapiste yatanlar, parçalanan aileler, çekilen acılar... Özellikle "Kıyıda" öyküsünü beğendim.
152 sayfa
2006 tarihinde, Epsilon Yayıncılık tarafından yayınlandı