maggie, 752 adet değerlendirme yapmış.  (68/108)
İnci
Darmadağınık (Tangled, #2)
Darmadağınık (Tangled, #2)

8

Kitap bitti, ben de bittim. Uyarı: Yorumun ilerleyen kısımları küfür içerir,şimdiden özür dilerim ama etmeseydim rahat etmeyecektim. Serinin 2. kitabı çevrilmeden önce biraz araştırma yapmıştım. Bu kitabın anlatıcısının Kate olduğunu ve ilk kitabın 2 sene sonrasının anlatılacağını bilerek okumaya başladım. Normalde ben 1. tekil anlatımlı kitaplardan hoşlanmam. Emma bu konudaki tek istisnam sanırım. Çoğu kişi Kate'li anlatımı pek beğenmemiş, bence sebep ilk kitabın daha eğlenceli bir üslupla, 2. kitabınsa duygusal üslupla anlatılmasıdır. Şahsen ben Kate'li olanı daha çok sevdim. Onu daha yakından tanımak daha hoştu. Çoğu kadının aksine her zaman güçlü biri olmadığını kabul eden biri. Ayrıca gençliğinde baya çılgın, zamanla karakteri tam oturmuş bir kadın var karşımızda. Yaşadıklarını okudukça boğazım düğümlendi durdu. Onun tek isteği hayatının en güzel haberini sevdiceğiyle paylaşmaktı. Nereden bilsin herifin bu kadar ikiyüzlü bir zampara olacağını. Şimdi gelelim Drew'e. Öncelikle tebrikler Drew, en nefret ettiğim erkek karakterler listemde ilk 5 içindesin. Ulan pezevengin bayrak tutanı! Niye hep böyle kaypaklık yapıyorsun? Nedir Kate'in senden çektiği? Bu arkadaş gene kızı anlayıp dinlemeden kafasında bir senaryo kurup kendince intikam almaya çalıştı sevgili okuyucular. Yani yaptığını değil bir sevgili, düşmanın bile bunu yapmaz sana. Kızın ömründen ömür götürdü hayatını karattı. Çok çabuk affedildi ama sen kızın durumuna ve hormonlarına dua et. Şu ana kadar yaptığım yorumlarda bir tek Pabucumun Ajanı 2'de Deniz'e küfür etmiştim. Drew 2 oldu. Ki ondan daha da nefret ettiğim erkek karakterler var olmasına rağmen içimden bu kadar ağır küfür etmemişimdir. Yeminle sinirimi bozdu bu piç. Allah evine ateşler salsın senin! Keşke kitap hep Kate'in ağzından gitseymiş. 337. sayfadan itibaren sinir kat sayım baya çıktı. Gelmiş hala Billy şöyle Billy böyle. Billy yerine asıl sen siktir ol git pis domuz! 3. kitap en azından neşemi yerine getirecek. Delores-Matthew çiftini baya merak etmekteyim. 4. kitap için bana sabır dileyin lütfen çünkü anlatıcısı yine ismi lazım değil puşt olacak. http://belleninkutuphanesi.blogspot.com.tr/2016/02/darmadagnk-yorum.html

Sıkı Fıkı (Tangled, #3)
Sıkı Fıkı (Tangled, #3)

10

Allahım, sen nasıl bir kitaptın öyle! Bu kitaba AŞIK OLDUM, AŞIK OLDUM, AŞIK OLDUM!!!! Bu kitaba BAYILDIM, BAYILDIM, BAYILDIM!!!! Evet, böyle damdan düşer gibi bir yorum oldu ama ne yapayım ÇOOOOOK SEVDİM KİTABI!! Kitap çıkmadan önce en korktuğum şey kapağıydı açıkçası, malum kapak biraz müstehcen gibi. Ve o kapağı ben pek sevmemiştim. Açıkçası Ephesus'un orijinal kapağı kullanacağını düşünüyordum. Face'de bu kapağı gördüğüm ilk an baya afalladım. Resmen kapak beni aşık etti kendine. Yaaa şunun tatlılığına bir bakın Allah aşkına, nasıl sevilmez bu kapak *-* En iyi kapaklar listemde ilk 3'e girdi şu an. Kitabın konusu zaten yukarıda belli. Kitap çift olarak haklarında fazla bir şey bilmediğimiz Matthew ve Delores, nam-ı diğer Dee-Dee'yi anlatıyor. Malum, güzelim seriyi benim için katletmeyi başaran bir puşt karakter içerdiği için bu kitabı büyük bir hevesle bekledim. Çünkü göründüğü kadarıyla Matthew o geri zekalıya benzemeyen, centilmen biri olarak karşımıza çıkmıştı önceleri. Dee'nin beni hayal kırıklığına uğratmayacağından zaten emindim. Matthew, daha beni ilk sayfadan kendine aşık ettin be kuzum!!! Senin o centilmenliğin, takdir ettiğim dürüstlüğün, gülüşün, yakışıklılığın beni benden aldı *-* . Önceden olduğun kişilik de güzeldi ama aşık olunca daha tapılası oldun sen <3 <3 <3 Dee'yi mutlu etmek için yaptığı gösterişsiz ama her biri diğerinden muhteşem jestleri okumak gözlerimi yaşarttı kitap boyunca. Dee, tanrım sen nasıl bir varlıksın! İnsanlara karşı olan açık sözlülüğün, çılgınlığın... Keşke benim en iyi arkadaşım olsaydın! Ama sana biraz kızgınım. Tamam, haklısın aşkım geçmişinde birkaç pislikle takılmışsın ve güven konusunda baya sorunların var. Ama Matthew'e karşı güven konusunda bu kadar acımasız ve ürkek olmasaydın keşke. Onun dışında kesinlikle Matthew'e karşı gösterdiğin ilgi kusursuzdu. Kitaptaki komedi dozu tam gaz devam ediyor arkadaşlar. Özellikle Mackenize ve kitabın 323. sayfasındaki Matthew ve annesinin sohbeti gece kahkaha attırdı bama :D Bunun haricinde kitap benim gözlerimi baya sulandırdı. Pekala, itiraf ediyorum; 1-2 yerde gözlerimden 1-2 damla da aktı. Çoğunlukla Matthew'ın yaptığı şirinliklerden dolayı olsa da bir sahnede acayip kötü oldum. Hangi sahne derseniz: Üzgünüm, öğrenmek istiyorsanız bloguma bakmanız gerekecek çünkü orada biraz spoilera kaçtım Vikitap kullanıcıları. Bir spoiler butonu olsaydı buralarda paylaşırdım emin olun. Serinin bitimine son bir kitap kaldı. -31 hariç diğerlerini çok özleyeceğim. Özellikle Billy, Matthew, Dee, Mackenize dörtlüsünü. http://belleninkutuphanesi.blogspot.com.tr/2016/02/sk-fk-yorum_12.html

Karmakarışık (Tangled, #1)
Karmakarışık (Tangled, #1)

9

Yazarın ilk kitabı olan Karmakarışık Goodreads'ta da çokça beğenilen bir kitap. Geçen sene Ephesus'tan çıkan Karmakarışık'ı okuyalı 6 ay kadar oldu benim için. Sanırım tavsiyeler sonucu almış olduğum en güzel kitaplardan oldu benim için. Kitap için klişe dolu deniliyor. Söylenilen şey yanlış demeyeceğim ama bazı yerleri de cidden güzeldi. Örneğin Kate için yapılan jestler bana orijinal geldi. Kitabı okutturan temel etmen yazarın kendisi. Ben 1. şahıs ağzından anlatılan kitapları sevmem, baya sıkar beni. Ama bu kitabın sizinle konuşuyormuş gibi anlatımı ve esprileri diğer 1. şahıslardan fazlasıyla ayrılıyor. Okuyucular drew için ölse de ben kendisini sevemedim. Yok, bu yanlış bir terim oldu, demek istediğim kendisini HİÇ AMA HİÇ SEVMEDİM! Fark ettiyseniz isminin baş harfini küçük yazdım. O derece nefret ettim yani. Çok ukala, çok aklı beş karış havada bir karakter. Her şeyden nem kapması da ayrı sinir bozucu. Kate dünyalar tatlısı biri. *-* Fakat kendisine büyük geçmişler olsun diyorum çünkü böyle bir salakla sevgili olmakla çok büyük hata yaptı. Ki bu hatanın ne derece büyük olduğunu 2. kitapta anlaşılıyor. 2. kitap yorumumu üstte görebilirsiniz. Ben Kate'in eski sevgilisi Billy'i daha çok sevdim. En azından şu şizofren gibi salakça şeyler yapmadı. Her şeyi büyük bir anlayışla karşıladı. Yazarın anlatımı ve güzel bir kitap sunduğu için puanım 9. Ama o 9 drew için değil. Ona daha güzel bir puan buldum: -31 (Buradaki -31 bir şeye gönderme: drew sen bir "..." sin deyim, anlayın siz ;) ) http://belleninkutuphanesi.blogspot.com.tr/2016/02/karmakarsk-yorum.html

Tatlı İntikam
Tatlı İntikam

10

Heather, fazla kişi tarafından okunmadığı için sonraki kitaplar çıkmaz diyordum kendime fakat Epsilon Yayınları bu kitabı yayımlayarak deyim yerindeyse ağzımı açık bıraktı. Önceki kitabını fazlasıyla sevmiş biri olarak tabi ki elime geçtiği andan itibaren okumaya başladım. Hikayemizin ana erkek karakteri, önceki kitapta sıkça gözüken ajanımız Derick Aveline. Derick, Fransızlar için çalışan gizli bir ajandı ve emekliye ayrılmıştır. Fakat emekli olalı 3 gün olmadan kendisine son bir görev verilmiştir: Derbyshire'de bulunan vatan hainin yakalamak. Derick bu görevi pek içine sinmese de kabul eder çünkü yıllar önce annesi ile kavga etmesi sonucu bir daha oraya geri dönemeyeceğine yemin etmişti. Oraya vardığı zaman şaşkınlığa uğrar. Çalışanlarına geleceğini haber vermiş olsa da onu evde karşılayan kimse olmamıştır. Ve sürprizler bitmemiştir onun için. Çalışanlarını mutfakta bulan Derick'in görmeyi ummadığı bir kişi de orada bulunmaktadır. Çocukluk arkadaşı Emma Wallingford. Emma , o sırada Derick'in kaybolan hizmetçilerinden birini aramaktadır. Emma, Derick'in geleceğini bilse de yine de onun için de bir sürpriz olmuştur bu durum. Çünkü küçüklüğünden beri Derick'e aşıktır ama bunu kendine saklamak zorunda kalmıştır. Daha fazla konuyu anlatmıyorum, spoiler olabilecek çok fazla gelişme mevcut. Öncelikle kitapta sevmediğim durumlardan başlayacağım: İlki yazarın hikayeyi aşırı betimlemelere boğması. Maalesef o kısımlar cidden sıkıntıdan patlattı beni. Diğer kısım ise ne yazık ki yine çeviri hataları. Fakat bu iki durum kitaptan zevk almamı engellemedi. Tatlı İntikam, Tatlı Düşman'a göre daha karanlık ve daha sırlarla dolu bir kitap. Yazar hem aşkı hem de gizemi çok güzel kurgulamış, biri diğerinin önüne geçmemiş. Yazarın en sevdiğim yönü karakter kurgulaması. Derick-Emma'yı baya mıncırasım geldi *-* Emma hakkında söylemek istediğim çok şey var ama spo durumu yüzünden kendime saklamak zorundayım. En fazla şunu söyleyebilirim ki Emma aslında acayip akıllı bir kadın ama kelimelerle olan ilişkisi çoooook şeker *-* . Aveline, o karizmasıyla beni benden aldı. Zamanla Emma için hissetmeye başladığı romantik duyguların gelişimini okumak... Devamını getiremiyorum, okunup da şahit olunması gerekir bence. Betimlemelere boğulsa da kitap sanki geçen seferkine göre daha az tekrara girmiş. Normalde Epsilon'a bu kitabın çıkış süresi için kızmam gerekir ama kızmıyorum. Bu sefer yazara kızgınım. Bugüne kadar sadece 3 kitap yazmış. Ve şu an 2'si okundu bitti. Yeni bir kitap ne zaman yazar çok meçhul. Yine de iyi ki bu yazarı tanıdım ben. Historical hasretine iyi bir ilaç oldu bu kitap. http://belleninkutuphanesi.blogspot.com.tr/2016/02/heather-fazla-kisi-tarafndan-okunmadg.html

Zincirlenmiş Kalpler
Zincirlenmiş Kalpler

10

Normalde fantastik kitap okumayı seven biri değilimdir. Çünkü çıkan fantastik kitapların çoğu ya young adult türünde ya da adult türü olsa da çok fazla fantastik tür giriyor elf, tanrıça, kurt adam, melek, peri... Ve daha sayamayacağım, daha önce hiç duymadığım türler. Gerçi bu saydıklarım paranormal romana girdi ama paranormal de fantastik türün bir alt dalı sonuçta. O zaman niye bu kitabı okudum ben? Kitapçılarda çok gözüme çarpıyordu ve gördüğüm alıntılar da beni cezbetmişti. Çevrilen bir kitaba orijinal kapak harici bir kapak seçilecek veya bir Türk yazarın kitabına kapak uygulanılacak diyelim. Bu konuda başarılı 2 yayın evi - hadi 3 olsun- bilirim. Biri Nemesis, diğeri de Ephesus, -3. için Epsilon diyebilirim, bazı kapaklarını gerçekten beğeniyorum, konuya uysun uymasın- . Özellikle Ephesus'un ellerine geçen hikayeleri dikkatle okudukları çok belli. Bir hikayede geçen durumu ve/veya eşyayı bir şekilde çıkardıkları kapaklarda görebilirsiniz. Kısacası hikaye-kapak olayını çok başarılı bir şekilde gerçekleştiriyor. Bu kapak da o istisnayı bozmuyor ve +1 puanı kapıyor kitap ve yayın evi. Kitap, bugüne kadar çıkan fantastik kitaplardan biraz daha farklı. Çünkü bu seferki türümüz amazonlarla ilgili. Ve bu güçlerle donatılmış kişi bir kadın. E iyi de amazon dediğin zaten kadın olur dediğinizi duyar gibiyim. Şöyle açıklamam gerekirse, fantastiklerin çoğunda insan üstü güçlerle donatılmış kişi erkektir. Kızlarımız da sadece insan. Ha bu tarz güçlere sahip kızlar da var tabi ki bazı kitaplarda ama erkekler her zaman onlardan daha güçlü bir şekilde karşımıza çıkıyor. Bu kitabın bu istisnayı kırmasını çok beğendim. Oldu sana +1 puan daha. Yazar cidden zor bir tür hakkında kitap yazmaya kalkışmış, çünkü amazonlar hakkında yazılan romanlar yok denecek kadar az. Fakat nasıl başarmışsa yazar, amazonların altından girip üstünden çıkmış. Kitabı yazarken araştırma yaptığı çok belli, baya incelemiş amazonları yazar. Sonuç olarak da kitap tamamen okunabilir olmuş; abuk sabuk durumlar hiç yoktu. Ayrıca yazarın kitabı 21 yaşında yazdığı göz önünde bulundurulursa koca bir alkışı hak ediyor bence. Karakter kurgusu da çok başarılı idi. Özellikle Aleka'nınki. Kadın "Ben bir amazonum." ifadesini çok güzel aktardı bize. Kendi dünyasına ne kadar hakim olsa da insanların dünyasında bir o kadar acemi. En basit örnek yemek zamanlarındaki tepkileri diyeyim size. Gregg'e ise çarpıldım ben *-* . Sert ama alfalığa kaçmayan, kasıntılı olmayan bir erkek. Kitap boyunca durumlar karşısında verdiği tepkiler verebileceği en güzel şeylerdi. Kitapta sevdiğim diğer bir yönde romantizm kısmı oldu. Bu tarz kitaplarda yazar bir kadınsa işin fantastik kısmı çooooook geride kalıyor, hatta unutuluyor; karakterler arası aşk daha ön planda oluyor. Ben de "O zaman bu yazar niye böyle bir şey yazmış ki?" demekten kendimi alamıyorum. Büşra'nın buna dikkat etmesi çok güzel. Ayrıca karakterler birbirini ilk kez görünce hemen bir çekim oluşmuyor, zamanla farkında olmadan hoşlanmaya dönüşmeye başlıyor. Şu an için Aleka-Greeg için sadece tohumlar atıldı, tam anlamıyla romantizmi belki kitabın sonunda ama daha çok serinin 3. kitabında bekliyorum. Yazarın dili gayet akıcı. Yazım yanlışları yok. Kitabı okurken sanki film izliyormuşum gibi hissettim. Büşra Toraman da Wattpad'den gelen bir yazar. Wattpad kitaplarını okuyanlar bilir, maalesef çoğu çıkan hikayelerin konusu birbirine benzer, olay kurgusu ya sıkıcı ya aşırı ergen şekilde karşımıza çıkıyor. Büşra, bu konuda diğerlerinden rahatlıkla ayrılıyor. Bence şans verilmesi gereken yazarlardan biri. 2. kitabı çıktığı zaman kesinlikle alacağım. http://belleninkutuphanesi.blogspot.com.tr/2016/02/zincirlenmis-kalpler-yorum.html

Ben O Değilim
Ben O Değilim

7

Fatma Erdek, adını sıklıkla duyduğum ve okurlar tarafından çoğunlukla beğenilen bir yazar. Bu seneki Tüyap'tan 2 kitabını aldım, biri Gece ile Şafak, diğeri de şimdi yorumunu yapacağım Ben O Değilim. Kitaplarda görünen en büyük sorun nedir? Çok fazla Türk yazar okumadım ama gördüklerim kadarıyla kitap yazarken kelimeleri nasıl yazdıklarına fazla dikkat etmiyorlar. Aynı şekilde çeviriler de öyle. Bu konuda Fatma Erdek beni resmen ters köşe yaptı. Cümle kurmakta gerçekten çok iyi kendisi. Ve yazım yanlışları da yoktu. Aslında tek bir yer gözüme çarptı ama o kadar sayfa yazmış. Asıl şoka girdiğim yerse şurası: Hayatımda ilk kez bir kitapta imla kurallarına çok dikkat edilmiş. Aklınıza gelebilecek bütün noktalama işaretleri kusursuz kullanılmış. Bu yönden kendisini tebrik ediyorum. Keşke bütün yazarlar ve çevirmenler senin verdiğin bu dikkati verseler. Kitap bir aşk romanı olarak fazla kafa şişiren bir kitap değil. Olaylar çok fazla uzatılmamış , yazar nerelerde durması gerektiğini iyi bilmiş. Arın'ın kendi içinde gayet aklı başında ve kendini çok iyi bilen biri. Özellikle "Tam anlamıyla modern bir erkek değilim, sadece ben bunun arkasına saklanıyorum. Yeri geldi mi tam gelenekçi biriyim." diye öz eleştirisini yapması çok hoşuma gitti. Kapak kitabı tam anlamıyla yansıtmış bence. Özellikle kapaktaki beyfendi göze çok hoş geliyor. Yalnız, Fatma Hanım çok özür dilerim ama kitap hakkında olumsuz eleştirilerim daha fazla olacak. Ne yazık ki kitapta duygu yoğunluğu diye bir şey yoktu. Özellikle Tuna'nın, Arın'a olan aşkını hiç hissetmedim kitap boyunca. Ayrıca Arın'ın daha Tuna'yı 2. görüşünde "Ben bu kıza aşığım, evlenmemiz şart." diye düşünmesi çok yapmacık geldi bana. Ben aşk hikayelerinde aşkın zamanla oluşumunu seviyorum. İlk görüşte aşk olunca aynı bu kitaptaki gibi hemen sevgili olalım, 1 hafta sonra evlenelim kısımlarını okumak bana aşk değil, bencillik gibi geliyor. En gıcık olan kişi Arın'ın kardeşi Meriç. Ben bu kadar sorumsuz bir kitap karakteri görmedim. Cidden arkadaş bencil kelimesinin sözlükteki anlamı. Evet, yazar fazla uzatmaya gitmemiş ama okurken bazen sıkılmadım dersem yalan olur. En çok Tuna ve Arın'ın evlilik hazırlıklarını okumaktan gına geldi. Düğün sahnesinde ailelerin gerdek gecesi olayına fazla karışmaları illallah dedirtti bana. Allah kimseye böyle şeyler vermesin. http://belleninkutuphanesi.blogspot.com.tr/2016/02/ben-o-degilim-yorum.html