Yaşlı Adam ve Deniz (İhtiyar Balıkçı)
Mutlak tutkusuyla yarışırcasına, dünyanın dört bir yanında, kendini serüvenden serüvene atan HEMINGWAY, fırtınalarla dolu yaşamına yön veren karakterini, bir bakıma bu romanıyla özetlemiş gibidir. Büyük yazar, sert, acımasız fakat bir o kadar dokunaklı bir yazgıyı, yaşlı bir balıkçının okyanusta geçen birkaç günüyle özdeşleyerek, yalın, yoğun ve çarpıcı bir başyapıt koymuştur ortaya. İlk yayımlandığından bu yana, bütün ülkelerde artan bir ilgiyle okunan Yaşlı Adam ve Deniz, yazarın Nobel Ödülü kazanmasında birinci etken sayılmaktadır. Roman filme de alınmış, ünlü aktör Spencer Tracy’nin oyunuyla dünya sinemalarında olay yaratmıştır. Yaşlı Adam ve Deniz, HEMINGWAY’in en ölümsüz eserlerinden biridir. Yaşlı bir Kübalı balıkçının açık denizde Gulf Stream’e kapılmış olarak dev bir kılıçbalığıyla olan can yakıcı mücadelesini son derece sade ve kuvvetli kelimelerle anlatır. Bu hikayesiyle Hemingway, yenilgiye karşı cesaret, kayba karşı şahsi başarı temasını kendine has modern üslubuyla yeni baştan heykelleştirmiştir.
Baskılar24
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Tüm puanları gör (276)Yoğun bir dini sembolizme sahip olmasına rağmen bunu çok bastırmadan yapması kitabı ağırlıktan kurtarıyor. Oldukça yalın bir yazım dili olması da akıcılığı sağlıyor. Varmanın değil yola çıkmanın, başarmanın değil kendin için yapmanın değerini ortaya koyan bir eser. Yaşlı adamın deniz ile mücadelesinden hayata dair çıkartılacak çok ders var. “Talih insana her an, hiç tanınmayacak biçimlerde gelen bir şeydir.”S.121
"Bunu yüksek sesle söylememişti; çünkü iyi şeyler yüksek sesle söylenirse olmayıverirdi."
biraz sıkıcı yanları vardı ama sürükleyiciydi
Bir solukta okunuyor Ernest Hemingway'in "Yaşlı Adam ve Deniz"i... İhtiyar bir balıkçının , oltasına yakalanan bir kılıç balığını zaptetmeye çalışırken pekçok engele karşı verdiği amansız mücadeleyi anlatmış Ernest Hemingway bu eserinde. Yaşlı adamın şahsında sanki tipik bir yaşam mücadelesini de okuyoruz adeta. İnsanoğlunun yaşam serüveninde; bazı hedeflere yönelmişken, hesapta olan ya da olmayan engellerle de karşılaşılabileceğinin tipik bir hikayesi. Belki de kendi hayat mücadelesini anlatmış yazar; saf, yalın, duru biçimde. Ve bir hayat felsefesi sunuyor okuyucuya: "Ben her işimi hesapla yaparım. Ne var ki kısmetim yok. Ama kimbilir, belki bugün. Günün her doğuşu yepyeni ayrı bir gün getirir. Talihim bugün yaver gidiverir bakarsın. Ben işimi eksiksiz yapayım da kısmet geldiğinde beni aradığı yerde bulsun." diyerek... Bazen de bir yaşlı adamın gözünden zamanı okuyoruz satır aralarında: "İnsan kocayınca çalar saat gibi oluyor" diye güldü adam. "İhtiyarlar niye öyle şafakta uyanırlar bilmem. Günü azıcık daha uzun yaşayabilmek için mi acep?" Huzurlu, dingin bir ortamda tadını çıkarta çıkarta okunabilecek güzel bir eser... Keyifli okumalar dileğiyle...
yazarın sade anlatımı enfesti. sanırım denizden ve balıkçılıktan anlayanlar çok daha büyük zevk alacaktır. bilgi yayınlarından okuyacaklar için tavsiye; tadınızın kaçmaması için ön sözü okumadan başlayın kitaba :)
"Benim çalar saatim de yaşımdır" dedi ihtiyar adam. "İhtiyar adamlar niye erkenden uyanırlar? Daha uzun bir gün geçirmek için mi?"
İhtiyar denizci uzun zamandır süren şansızlığını kırma umuduyla dünyası olan okyanusun sularına açılır. Uzun arayışı sonrasında hayal ettiği dev balık oltasına takılır ve okyanusun , gulf streamin akıntısında kılıç balığı ile amansız mücadelesi başlar. Azim , kararlılık ve yılların birikimi ile gelen mücadele... Yaşlı denizci bu mücadeleden galip gelmek için her şeyini ortaya koymuştur... Sonrasını varın siz görün. Son derece sade ve bir o kadar da kuvvetli bir anlatım.. İki saatte kitabı bitirdim. Film tadında bir kitap.. Bir Hemingway klasiği.. Deniz , gerçekten isteyene rızkını verir..
Yaşlı bir balıkçının açık denizde dev bir kılıç balığıyla olan heyecanlı mücadelesi anlatılıyor. Kitap kısacık 130 sayfa ve yalın, sade anlatımıyla sizi etkisi altına alıyor. Aslında yaşamımın güzel bir dönemine denk geldi bu kitap. Çünkü ben de kpss sürecinde çoğu zaman kendimi boşa kürek çekiyormuşum gibi hissediyorum ama bu kitapta mücadele ruhunu, direnmeyi, pes etmemeyi çok güzel anlatmış yazar. Ve tabii yalnızlığı da... Anlatım tarzı çok güzeldi. Balıklarla ve yalnızlıkla mücadele eden benmişim gibi hissettim okurken. Klasiklerden diye gözünüz korkmasın sade anlatımı var. Bir de kitapta balıkçının yanında çok tatlı küçük bir çocuk vardı insana resmen yaşama sevinci ve umut aşılayan. Keşke herkesin hayatında olsa böyle bir çocuk ya da o çocuk biz olsak.. Huzur ve umut verici bir kitaptı. Deniz aşığı biriyseniz kesinlikle okumalısınız. Zaten denizleri kim sevmez ki...
Keyifle okudugum bir kitap oldu kendisi
Balıkçı ve balık birer sembol aslında bu noktada. İnsanı anlatırken, iç hesaplaşmaları, gururu anlatırken arka planda kullanılan metaforlar. Bu açıdan büyük resme baktığımızda olağanüstü etkileyici anlar hissediyorsunuz okurken. Şu nasıl etkileyici bir cümledir: "Yenilmedim aslında, belki biraz fazla açıldım, o kadar..."
Daha ilk sayfasında hemen beni hikayenin içine alan kitabı, baştan sona gülümser bir hüzünle okudum..Sanki hiç yabanci değildim yaşlı adama..Birden bire yanindaki genc oluverdim okurken.. Bir Akdeniz sehrinde, gecenin karanlığında sabah avı icin oltasini hazırlayan sevgilimi izledim gulumseyerek bir yandan okurken..Gun dogmadan oltami alip denize dogru yol almadan bir kac saat once okudum tam da bir solukta..Eminim her satiri hatirima gelecek denizin icindeyken ben..Bir hikayenin icine girecegim heyecanla.. Oltama her balik takildiginda gulumseyecegim yasli adama..Selam edecegim.. Ne guzel hikayesin sen..
Sade ve akıcı bir kitap.
Müthiş bir mücadele. İlham verici ve hüzün dolu... Asla başaramayacak demiştim okurken ama yaşlı adamın yılmadan savaşması beni oldukça etkiledi. Küçük bir alıntı; "İnsan yenilmek için yaratılmadı. Ademoğlu mahvolur ama yenilmez."
----- kitabı okumayanlar yoruma göz atmasın --------- küçük çocuk balıkcıyı tembelliğe ve hazıra konmaya o kadar çok alıştırmış olmasaydı kitabın finali daha farklı olurdu. ----- kitabı okumayanlar yoruma göz atmasın ---------
Bu kısa öyküden okuyucu, ihtiyar balıkçının bitip tükenmek bilmeyen balıkçılık aşkına,azmine ve kararlılığına şahit oluyor.
çok guzel bir eser .
Azim ve cesaret, o yaşa rağmen her türlü ıstıraba katlanıp işin sonunu getirme. güzel bir kitap. martı ve Küçük Prens gibi kısa ama etkileyici bir eser.
Tamamen sembolik bir kitap ama önce biraz konusuna değinirsek; Santiago isimli bir balıkçı vardır. Yaşlı bir adamdır ve günlerdir balık avlamaya çıktığı halde hiç balık tutamaz.Yanındaki küçük yardımcının bile (yaşlı adamın talihsizliğinden) ailesi artık onunla çalışmasını istemez. Tabi birgün tek başına denize açıldığında oltasına çok büyük bir balık gelir balıkla olan mücadelesini onu kaybetmemek için yaşadıklarını anlatır Hemingway. Yalnız bu sadece bir balık yakalama ve denizci hikayesi değildir. Metafor anlatım tercih edilmiştir. Mesela; Hemingway sıkı bir dindar olmasına rağmen hikayedeki denizcinin dini inançları kendisinin de itirafı ile azdır. İnatçı bir umut taşır balıkçı; ''Yenilmedim aslında belki biraz fazla açıldım o kadar.'' Yaşlı adamı İsa ile özdeşleştirenler de olmuştur. Ne de olsa bir yelken direğini sırtına alıp İsa'nın çarmıhı gibi sırtında taşımak,uyurken çarmıhtan indiriliş sonrası yatış pozisyonu almak gibi... Bu arada yeni öğrendiğim üzere Santiago İspanyolca'da Aziz Yakup'a verilen isimdir ve çile çekişin sembolüdür. Tabi benim gibi eline olta dahi almamış insanlara başta çok sıkıcı gelebilir hikaye ama bir süre sonra bunun bir balıkçı romanı olmadığını anladığınızda kitaba odaklanabilirsiniz. Bu arada bu Kübalı balıkçı da gerçektir. 2004 yılında 104 yaşında ölmüş bir balıkçıdır.
Yıllar önce okuduğum mükemmel eser
"Talih insana her an, hiç tanınmayacak biçimlerde gelen bir şeydir" Yaşlı bir balıkçının doğayla ve kendisiyle olan mücadelesi ve balıkçı ile küçük bir çocuğun dostluğu etkili ve yalın bir dille anlatılmış.
başlarda hadi ama yakala şunu dedim ama sonradan bir hüzün kapladı içimi.
kitabı okurken bende yaşlı adam gibi hissettim o kadar emek verdi yazık o kadar acı çekti adam tam şansı dönmüşken üstüne bu kadar talihszlik yaşaması üzülmesi beni de çok üzdü.ama mutlaka okunması gereken bir şaheser bence herkes kendinden birşeyler bulacaktır yaşlı adamın denizle olan savaşında...
http://rafinasigmayanlar.blogspot.com.tr/2014/06/kitap-14-yasli-adam-ve-deniz-ernest.html
































