Tersyüz
"Tersyüz bize modern yaşamın unutturduğu duyguları hatırlatıyor. Güzellik sadece yüzeysel olabilir ama bu hikâye ta içinize işleyecek ve uzun süre aklınızdan çıkmayacak." -A Love Affair With Books - "Zaman zaman sizi neye uğradığınızı şaşırtan bir kitap okursunuz. Bu kitap benim için tam olarak böyleydi. Bugüne kadar okuduğum en güçlü hikâyeydi ve bana inanın, çok çok fazla kitap okuyorum. " - Holly Kelly, Rising kitabının yazarı.- "Hiçbir Çirkin, Ambrose kadar yakışıklı, hiçbir Güzel de Fern kadar naif olmamıştı! Tersyüz sizi toplum yargılarının ötesine götürerek, yaralı ve genç kalplerin bir attığı bu duygusal hikâyeyle içine çekecek." -Romancekolik- "Tersyüz, sevginin, arkadaşlığın, kaybetmenin ve hayata dair ikinci bir şansın, duygusal, yürek burkan ama aynı zamanda içinizi ısıtacak, kolay kolay unutamayacağınız öyküsü." -Tuğçe'nin Kitaplığı- Ambrose Young okulun en çekici çocuğu ve kasabanın yıldız güreşçisiydi. Uzun boylu ve yapılı bir vücudu, omuzlarına değen saçları ve yakıcı gözleriyle aşk romanlarının kapaklarını süsleyebilecek kadar yakışıklıydı. Fern Taylor bunun farkındaydı ve Ambrose Young'a âşıktı. Belki de bu kadar yakışıklı olduğu için Fern asla onunla birlikte olabileceğini düşünmemişti. Ta ki her şey tersyüz olana ve Ambrose'un eski yakışıklılığından eser kalmayana kadar… Tersyüz, beş genç adamın küçük bir kasabadan kalkıp savaşa gidişinin ve içlerinden sadece birinin geri dönüşünün hikâyesi... Hayatı, benliği, güzelliği kaybetmenin hikayesi... Bir kızın, yıkılmış bir çocuğa ve yaralı bir savaşçının, sıradan bir kıza olan aşkının hikâyesi... Kalp kırıklığının üstesinden gelen bir arkadaşlığın ve bilinen kalıpların dışına çıkan bir kahramanın hikayesi... Tersyüz, hepimizin içinde biraz iyiliğin biraz da kötülüğün olduğunu keşfettiğimiz modern çağın Güzel ve Çirkin'i... (Tanıtım Bülteninden)
Baskılar15
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Tüm puanları gör (77)Bir çok duyguyu içinde bulunduran çok hoş bir kitap.
Uzun süredir okuma listemde olan kitaplardan birini daha eksiltmiş oldum Tersyüz'ün bitişiyle. Akıcıydı konusu da güzeldi. Dış görünüşe önem verip insanların görünmeyen yönlerinde bakmayarak neler kaçırdığımızı anlatmaya çalışmış yazar. Özellikle karakterlerin yaşlarını düşündüğümüzde dikkate alınacak bir konu. Lise dönemlerine denk gelen çağlarımızda esas olanın dış güzellik olduğunu sananlara kapak olmuş. Başarılı ama biraz daha aksiyon beklerdim.
Kitap romantik ve oldukça klişe. Ben ne romantik kitapları severim ne de klişeleri. Ama yazarın dili hafif ve akıcı. Benim konusu yüzünden sonlarına doğru çok sıkıldım. Bitsin artık bu kitap diye okudum. Benim en sevdiğim karakter Bailey oldu ana karakterler fern ve ambrose benim sinirlerimi bozdu. Romantik aşk dram konulu kitapları sevenlere tavsiye edebilirim. Bu puanı da Bailey için veriyorum.
http://fairytaleess.blogspot.com.tr/2016/08/tersyuz-kitap-yorumu.html Tersyüz, kitaplığımda uzun süredir okunmayı bekleyen kitaplardan biriydi. Öyle ki kitabı herkes okudu, yorumladı, çok sevdi. Hatta ben anca okuyuncaya kadar kitabın kapağı bile değişti. Aslında kitabı okumayı uzun zamandır da istiyordum hani ama yine okumayı sebepsizce ertelediğim ve sonunda okuyunca 'iyiki de okumuşum' dediğim kitaplardan biri oldu. Okurken bol bol gülümseten, yeri geldiğinde de gözlerimi yaşartan, hem en bilindik klişelerle, hem de hayatın içinden mucizelerle dolu bir kitaptı. Bu yılın favori kitapları arasına da girdi haliyle.
Bu kitabı ilk çıktığı zaman alıp okumalıymışım. Yine de geç kalmış sayılmam, bir yılı dolmadan okumuşum. Konusu tanıtımında var zaten ama okurken hissedilecekler yok. Nereden başlasam bilmem ki. Bazı kitaplarda gözleriniz dolar usuldan (bazısında olmaz ama), bazısında bir damla yaş düşer bazı sayfalarında. Bu kitapta hüngür hüngür ağladım. (itiraf ediyorum, ağladığım kısmıyla ilgili cümleyi yazarken gözlerimde yaş, dudaklarımda ufak bir kahkaha vardı). Ben aslında mutlu sonlu kitaplar okurum (sebebi vardır elbet). İçinde aşk olsun, umut olsun, mutluluk olsun. Bu kitapta hepsi var, daha fazlası da var. Arkadaşlık var, bağlılık var, sadakat var. Kaybedişler var, yaşanan acılar, kendini suçlamalar, kabullenişler ve umut. Acıların ardından, kaybedişlerin ardından gelen mutluluk... Kıymeti bilinen. Ve çıkarılan ders (benim için) hayatta her anın kıymetini bilmek lazım. (Bu her zaman bildiğimiz, çoğu zaman uygulamadığımız, hayatın rutin koşturması için de bize unutturulan.) Hayatımızdaki insanların kıymetini bilmek lazım. (Kıymet verecek kişiler olsun çevremizde.) Karakterler, anlatım, konu hepsi çok güzeldi. Bailey çok ağlattın beni... Kitaplığımda yerini aldı. Çoğunu dağıtıyorum. Bunu uzunca bir süre kimseye vermeye kıyamam.
İçim parçalandı okurken çok hüzünlü bir kitaptı,insana ne kadar çok şeye şükretmesi gerektiğini hatırlatıyor ve ne kadar şanslı olduğunu.🔝
mükemmel yorumlanmış esmeden belirli noktalar üzerinde durulan edebi eserlerden parçaları bir arada bulunduran, hayatı sorgulatan sıradan yaşamımızın aslında dikkatlice durup bakıldığında neler barındırdığını görünenin altında nelerin gizlendiğini sorgulamadan bilemeyeceğimz, bir noktadan soran yaşamımızda fark etmediğimiz şeylerin şartlar değiştiğinde farkına varacağımız anlatan, gerçeğini fark ettiren tatlı naif hoş sıradanlıktan sıyrılıp bir adım öteye götüren bir kitaptı geç kaldığım için üzüldüm bitirdiğimde kitabı sevip içime sokasım geldi, tanrı tebdili kıyafet gezer kitabından beri okuduğum kitaplarda uzun zamandır bu duyguyu hissetmemiştim bu okuyun derim...
Açıkcası ben kitabı çok beğendim. Alışılmadık bir yapısı vardı sanki ve bana göre duygular harika yansıtılmıştı. Favori karakterim kesinlikle Bailey'di. Onun o hayat dolu sözleri dinmeyen kahkahaları gerçekten mükemmeldi. Fern ve Ambrose'un saf-temiz aşkları çok güzel anlatılmıştı. Tersyüz kesinlikle arka kapağında anlatıldığı gibi '' Modern çağın Güzel ve Çirkin'i '' Kitapta tam anlamıyla iç güzel anlatılıyor. İç güzelliği görebilmek ve insanın dış görünüşünün hiçbir şey ifade etmediği gerçeği...
#AmyHarmon / #Tersyüz kitabı dün itibariyle bitti. Ama üzgünüm ben sevemedim bu kitabı. Bailey böyle bir sonu hiç haketmiyordu. Gözlerim şişti aglamaktan. 😢 Bailey ve Fern'in dostluğu, ilişkileri ve birbirlerine olan bağları cok güzeldi okuması hem cok keyifli hem de bayağı bir hüzünlüydü. Fern ve Ambrose'un mektuplasmaları da cok guzeldi ama ama ama iste o sonuuu! Backer Allah belanı versin içine ettin tüm güzelliklerin😢😢😢 Ambrose karakterini de Fern sahneleri dışında sevmedim iste hem de hiccccc! Bir hic uğruna hayatlarıyla oynadın arkadaşlarının 😭 Kitapta milli duygular varsa bile pek hissedemedim açıkçası. O yüzden Ambrose'u sevemedim ya zaten hıhhh😒 Puanım ▶ 8/10 ( Bailey için 😢✌ )
◈ Ters Yüz ◈ Kitap ilk satışa çıktığında tanıtım yazısını okuyarak savaşı anlatan, savaşla ilgili sıkıcı bir kitap olabileceğini düşünerek direk ön yargıyla yaklaştım ve bir süre elim kitabı almaya gitmemişti açıkçası Taki millet okuyup, yorumlar çoğaldıkça ve güzel şeyler duydukça en kısa vakitte almıştım Ters Yüz'ü Kitap incecik ve bir o kadar akıcı Ben Ters Yüz'e bayıldım Çok ama çok sevdim Kitabın kapağını çok mükemmel buldum Kapaktaki kişi siyahların içinde yüzünün bir tarafı gözükür şekilde ve bir o kadar eğik durarak tam manasiyla Ambrose'yi yansıtmış Kapaktaki ve aytaçtaki Ters Yüz yazım şekline hayran kaldım Çok havalı duruyo Şu aralar masum, saf ve bir o kadar tatlı bir aşkı okumak her türlü çok iyi geldi Son iki okuduğum kitapta aradığım aşkı burda bulup okumak şahaneydi O masumluk, tatlı saf aşkı hatırlamak, okumak, hissetmek tek ve net fevkaladeydi Mutluyum Kitaptaki olaylar çok yerinde ilerledi Sayfalar akıp girdikçe bir sayfada sıkıldığımı hatırlamıyorum Yazar, vatanı ve seçimleriyle alakalı olduğunu düşündüğüm bir kaç bilgi ve olayı kendince anlatmayı, yansıtmayı seçmiş Bana göre savaş kısmını anlatırken yanlış bilgilendirme yapmış gibi geldi Neyse dediğim gibi o yazarın kendi fikirleriyle ilgili Karakterlere ba-yı-dım ! Her bir tanesine Hepsi bende farklı izler bıraktı Çok sevdim onları Yazar, bu kitabı oluştururken kendi hayatından kırıntılar serpiştirerek yazması Ters Yüz'ü daha özel yapmış Kitapta baştan aşağı gerçekliği ve samimiyeti yansıttı Duyguları en içtenliği yazılara dökmüş Bu da Ters Yüz'ün daha güzel olmasını sağlamış Kitabın sonu mükemmeldi ama ya Hele ki o son cümle yok mu ? Dedim şimdi ağlarım ben herhalde mutluluktan Çok duyguluydu Cidden duyguyu çok iyi hissettim hele ki sonlara doğru Modern çağın Güzel ve Çirkini derken doğruymuş Tıpkı masal gibi Onların ikisi öyle özel karakterler ki Birbirlerini tamamlayan bir bütün, çiftler Saf aşk, sevgi ise kıskanacağım türdendi Ters Yüz'de etkilendiğim ve benim için çok anlamı olan cümle, alıntı vardı Kadının anlatmak istediği düşünce çokça anlamlı ve kıymetli Kitabı okuduğum zamanlar bir gramcık hevesim kaçmadı hiç Çok severek, zaman ayırarak ilerledim/okudum Büyük etkiler, anlamlar bıraktı bana Ambore, Fern ve Bailey Kitabı çokça tavsiye ederim Severek okuma dileğiyle... ~ ~ ~ ➤ " Herkes birileri için ana karakterdir. Önemsiz bir karakter yoktur." ➤ "Güzel mi olmalı zeki mi ?" ➤ "Belkide herkes yapbozun küçük bir parçasını temsil ediyor. Hayat dediğimiz bu deneyimi yaratmak için hepimiz bir araya geliyoruz. Hiçbirimiz rolümüzün ne olduğunu ya da bütünün nasıl ortaya çıktığını bilemeyiz. Gördüğümüz mucizeler sadece buzdağının tepesi belki de ve korkunç şeyler sonucu ortaya çıkan lütufları fark edemiyor olabiliriz." ➤ " Ya gururumu seçecektim ya da hayatımı." ➤ "Bu yüzden acıya katlanırız. Bir amaç olduğuna inanırız. Göremediğimiz şeyler için umudumuz vardır. Her kayıpta bir ders, sevgide güç ve içimizde bedenlerimizin sınırlayamayacağı, henüz ortaya çıkmamış, muhteşem güzellik olduğuna inanırız." ~ ~ ~ ❣ İyi Okumalar ∩▂∩
İnanılmazdı. Ağlaya ağlaya canım çıktı. Etrafta peçete yumağı oldu. Kitabı bıraktığım tek zaman dolan gözlerimin bulanıklaştığı ve yazıları göremediği zamandı, o da isteksizce oldu zaten. Diğer kitapların aksine yakışıklı, iri yarı, herkesin dikkatini çeken oğlanı- Ambrose- seven kız - Fern- etrafta salyalarla dolaşmadı. O kadar pürüzsüz bir aşk ve güzellik vardı ki içime umut dolduğunu söylemem gerek. Ve de yan karakterlere bağlandım. Paulie ve Bailey. Ahh susuyorum. Gidin ve kitabı okuyun.
çoook güzeldi .ambrose deli etti beni ah ne olurdu daha önce açsaydın şu gözlerini görseydin şu kızı. bu kitapla susan elizabeth'ın balayı kitabını gıcık erkekler konusunda çok benzettim .ama sonunda her zaman bizim kızlar kazanır :)
Kitap, Klasik Güzel ve Çirkin hikayesinden farklıydı bence, bu kitapta savaşın çirkin yüzü var, genç insanların,anlamsız ve asla kazananı olmayan bir Savaş karşısında yitip gittiklerini görüyoruz,kaybolan ruhların, yok olan yaşamların ardından,geride kalanların kıymetinin ve değerinin, bilincine varılmasını,okuyoruz, artık hiç bir şeye eski gözle bakamıyorsunuz herkesin ve her şeyin anlamı daha bir farklı oluyor.. Hikayemizin yakışıklısı ve nam-ı diyar yaralı yüzü Ambrose Young, kendisi lise son sınıf öğrencisi,okulun güreş takımında,oldukça başarılı ve bu başarısı kasaba dışına kadar ulaşmış, kendisi 1.92 boyunda 97 kilo ağırlığında,inanılmaz güzel bir vücuda ve tanrıları kıskandıracak bir yüze sahip, Bailey'in ona taktığı isimle tam bir Herkül :) Annesi tarafından terk edilmiş, üvey babası Elliott Young tarafından büyütülen ve çok sevilen genç bir adam, Hikayemizin tatlı kız Fern, Ambrose ile aynı lisede okuyor, çocukluklarından beri aynı kasabada yaşıyorlar,kendisi, güzel, akıllı, Bailey'in kuzeni, geleceğin yazar adayı ve çocukluğundan beri Ambrose aşık, ondan başkasını gözü görmeyen,kalbi de aşkı da güzel bir kız, gerçi lise zamanlarında çokta dillere destan bir güzelliğe sahip değil,kendisi de bunun farkında ve bu yüzden asla Ambrose'a sahip olamayacağını düşünüyor, ama işler zamanla tersine dönüyor... Belkide hikayede en çok sevilenlerden biri Bailey, Fern'in kuzeni, kendisi Duchenne kas distrofisi hastası,on yaşında bu hastalığa yakalanmış, bu tarz hastalar genellikle yirmili yaşlar kadar yaşayabiliyorlar,birilerinin yardımı olmadan parmağını bile kıpırdatamıyor, Bailey bu gerçeği biliyor ve zamanla kabullenmiş, Fern, kuzeninin eli ayağı olmuş durumda,yedikleri içtikleri ayrı gitmiyor, doğduklarından beri birlikteler, kuzenden öte kardeş gibiler, birbirlerinin tüm sırlarını bilir, hayatlarına dair her şeyi paylaşırlar.. Bailey hikayenin en mantıklı karakterlerinden,herkesin ne düşündüğünü ne hissettiğini bilir, hayatlarına direk müdahale etmeden neler yapabileceklerini zeki ve sivri diliyle söyler,doğru yola getirmeye çalışır,çocukluğundan beri aşık olduğu , evlenmeyi düşündüğü birisi var, Fern'in okul arkadaşı ve okulun en güzel kızlarından biri Rita .. Hikaye 11 eylül saldırılarından sonra, Ambrose'un kendini ve geleceğini sorgulamasıyla başlıyor, bir anda orduya katılmaya karar vermesi ve yanında arkadaşları Connor, Paul, Grant, ve Jesse' yi de sürüklemesi, hayatının dönüm noktasını oluşturuyor, çünkü geriye , yaşadıkları kasabaya,sadece içlerinden birisi geri dönebiliyor,eski halinden eser kalmayarak,geride, gençliğini,dostlarını,yakışıklı yüzünü,ve ruhunu bırakarak, Ambrose için asıl savaş bundan sonra başlıyor.. http://gulunkitapligi.blogspot.com.tr/
Yine okurken ağlamama neden olan kitaplardan biri. Başlarken aslında bu kadar iyi olacağını düşünmemiştim. Yazarın akıcı, okurken içine alan çok güzel bir anlatımı var. Kesinlikle bende bir iz bırakan kitap oldu.
Bir tarafta hayata 1-0 yenik başlayan ama her şeye rağmen, yaşadığı tüm olumsuzluklara rağmen pes etmeyen, savaşan, her gününün son günü olabileceğini bilerek yaşayan ve yaşadığı her günün olabildiğince hakkını veren Bailey. Diğer tarafta hayatta başına gelebilecek tüm iyi şeylere sahip ama bununla yetinemeyen daha doğrusu bununla baş edemeyen olgunluğa erisememis bir lise ergeni Ambrose. Kitapla ilgili inanın yazmak istediğim tonla şey var ama telefonla yazmak berbat. Demem odur ki bu puanı önce Bailey için ardından Fern için verdim.
sıradan ama sıradan olmayan bir hikaye..akıcı sürükleyici kitabın içinde dram komedi dostluk kardeşlik aşk yüzeysel olmadan anlatılmış....Sanırım özü de bu yüzeysel bakmamayı göstermeye çalışılmış....çok kitap okuyorum ama kaliteli kitap bulmakta zorlanıyorum favorilerimden biri olduğu için tavsiye ediyorum okuyun...
Bu kitaba 2 hafta önce başladım,bir günde son 50 sayfaya kadar geldim ama ah şu sınavlar yok mu!? İnsan 2 haftada hiç mi eline kitap alamaz 😞 Kitaplara veya serilere başlamadan önce illa ki gider bi' blog yorumlarına bakarım.İşte bu kitaba da hep bu yorumlar sayesinde başladım,tabi reklamları da fazlaydı. Kitabın konusu gerçekten değişikti.Okuduğum her kitapta manken gibi kızlar mutlaka oluyordu.Ama bu kitapta öyle değil.Çok çirkin olmayan ama güzel de olmayan bir kızımız başrolde:Fern.Bu kızımızın bir arkadaşı var ki ben bayıldım.Okuyanlar hemen anladılar:Bailey.Hayata bakış açısı o kadar güzel ki.Onun yerinde olmak gerçekten istenecek bir şey değil.Bir hastalığı var,sanırsam kas distibilmemne.Tam hatırlamıyorum hastalığın ismini.Her neyse,Bailey bu hastalıkla doğduğundan beri mücadele veriyor.Tabi gün geçtikçe eriyor,her an ölecek diye bakıyorlar çocuğa.Ki tahmin edersiniz,sevdiklerinin durumu da içler acısı. Kitapta o kadar çok alıntılık cümleler vardı ki,çoğunun altını çizemedim sonra hep çizik çizik oluyor kitap. Buraya kadar,evet,sevdim kitabı ama... Bana Ambrose ve Fern ikilisi çok soğuk geldi.Yani bilemiyorum mesela favori çiftim değil.Hele Ambrose'un Irak'a gitmeleri için arkadaşlarıyla konuşması ve arkadaşlarının belki de hayatlarına mal olacak ki oldu da teklifi bir anda hooop kabul etmeleri sonracığıma -SPOİLER- Rita'nın Bailey'e olan duygularını ancak evlendikten sonra fark etmesi falan da filan... -SPOİLER SONU- Kitap tabi ki kötü değil ama süper de değil.Bana bir şeyler kazandırdı mı,evet bence kesinlikle.Ama takılmadığım noktalar yok da değil. Vel hasıl kelam,benim favori kitabım değil ama merak edenler okusun.Benim beklentilerim çook yüksek olunca belki de yaşadığım hayalkırıklığı da olduğundan fazla hissettiriyor.
Kitap bir aşk hikayesi anlatması bakımından değil ama aslında neyi nasıl sevmemiz gerektiğini bilmemiz bakımından oldukça etkileyici cenaze konuşmasında çok çok ağladım.
Dikkat bu kitap hüzünlüdür! İnsanların acıyla nasıl baş edebildiğini ince bir işçilikle anlatıyor. Gerçekten neden kitabın isminin tersyüz olduğunu anladım. Sonlara doğru bir farkındalıkla boğazım düğümlendi. Aslında bölüm başlıklarının nereden geldiğini anladığımda “Ah! Bailey” dedim. Fern ve Ambrose’dan daha çok Fern’in kuzeni beni daha çok etkiledi olaylara bakış açısı hayatı kendisi için eğlenceli hala getirmesi çok güzeldi. Fern ve ambrose’a gelirsek aralarındaki ilişki aşama aşamaydı. Bir anda olup biten şeyler yoktu. Ve aralarındaki yazışmalar çok hoştu. Ambrose’un savaştan sonra yüzündeki yaralarla kasabaya dönmesi Fern’i hiç ama hiç etkilemedi. O hep Ambrose Young’a aşıktı. Bütününe anladınız mı Kitabı okurken o kadar normaldi her şey sadece ambrose’un sık sık kendine yaralarını hatırlatması hoş değildi . Ve tabi ki sinir olduğum iğrenç bir adamda vardı. Rita’nın kocası. Pisliiiik! Bir insanın eşini sevdiğini iddia edipte sonrasında bu kadar iğrençleşmesine nasıl bir beyin nasıl bir psikoloji sebep oluyor anlayamıyorum gerçekten.. Kitaba ba-yıl-dım. Durağandı ama epey bir bakış açısı kazandırdı bana. Yazarın takipçisiyim artık. Tavsiyemdir.
Bugün sizlere Yabancı Yayınları’ndan çıkmış olan “Tersyüz” kitabını yorumlayacağım. Öncelikle kitabın çevirisi akıcı, bunda çevirmen Arzu Altınanıt’ın ve editör Tuğçe Nida Hanım’ın büyük katkısı olduğunu düşünüyorum. Çünkü bir kitabı rezil de eden vezirde eden çevirisidir, sonra akabinde kitabın editi , redaksiyonu vb. Lakin söylemeden de geçemeyeceğim kitapta bir çok yerde bilinmeyen kelimeler mevcuttu.En azından benim bilmediğim kelimeler. Bunlar dipnot düşülebilirdi.Çünkü okurken bir yandan okumak bir yandan o kelimenin anlamını araştırmak yorucu olduğu gibi o an kitabın okuma hızını da düşürüyor. Ve de arada sıra da yazım hataları da yok değildi, vardı. Bunları nazar boncuğu olarak adlandırıyorum. Kitabın her zaman ki gibi yazı puntosu da gayet iyidi. Şimdi gelelim kitabımıza. Bu nasıl bir kitaptır ? Bir yandan yüzünüzü güldüren birkaç sayfa sonra sizi duygulandıran. Bir kitap. Aşkın naifliğini satır aralarında bulacaksınız. Hele günümüzle kıyaslarsak böyle bir aşk var mı dedirten bir kitap olacak sizler için. Aynı zaman da kitapta ; aile bağlarını, arkadaşlığı, dostluğu, bir savaşın insanlar üzerindeki etkisini, fedakarlığı ,sevgiyi ve en önemlisi dediğim gibi aşkın saflığını naifliğini bulacağınız ender kitaplardan bir tanesi. Kitabın arka kapağında da yazdığı üzere modern “Güzel ve Çirkin” masalı okuyacaksınız lakin masal tadında olmasına rağmen ,okurken aynı zaman da sizi düşündürecek, hayattan dersler verecek nitelikte bir kitap. Kısacası okurlarına bir şeyler katabilen sırf okuyalım rafa kaldıralım mantığında okuyabileceğiniz bir kitap değil. Hani bazı kitaplar vardır ; okursunuz, aradan belli bir süre geçer bir ıkı yıl vb. Her okuduğunuz da sizin görüş açınıza daha önce okurken fark etmediğiniz anlamlar katar,bu kitapta onlardan bir tanesi bence. Bu kitap ciddi anlamda insanlara bir sürü mesaj veriyor. Bunlardan bir tanesi; ne oldum değil, ne olacağım demeli insanlar. Ve yazar ;Fern ve Ambrose isimli iki ana karakterin gözünden; sırf bir insanı güzel yada yakışıklı olduğu için değil, “O” olduğu için sevilmesi gerektiğini, çok güzel anlatmış. Bu kitabı okumak istiyorsanız, hiç tereddüt etmeden alıp okuyun, diyorum. Film tadında bir kitap okuyacağınızın garantisini veriyorum. Ve bu kitaba bir puan verecek olursam “5” üzerinden “4” puan verirdim. Yabancı Yayınları’na da bu kitabı bizlerle buluşturduğu için teşekkür ederim. Sevgilerimle.
Yorumun tamamı;http://1kitapmeselesi.blogspot.com.tr/2015/01/tersyuz-amy-harmon-yorum.html Kitap genel hatlarıyla çok güzeldi. Okurken gerek eğleniyor, gerek üzülüyor, gerek heyecanlanıyorsunuz. Karakterler çok güzel harmanlanmıştı. Hiç bir yabancılık duymadan onların akışına kendinizi kısa sürede kaptırabiliyorsunuz. Bir kere Bailey gibi bir karakter olması çok güzel, hayata bakış açısı olsun, Polyannacılık oynaması olsun. Ve bunların Fern ile arkadaşlığı, Fern Bailey'e verilmiş büyük bir lütuf olduğu düşünülüyor. Ya da, Ambrose'la Fern'in ilişkisini adım adım okumak. Ambrose'un arkadaşlarının katıldığı bazı bölümler de çok eğlenceli, bazen de çok gıcık geçmişti.
Konusu ilgimi çekti ve okumak istedim . Genelde fantastik ve bilimkurgu okumama rağmen bunu da bir deneyeyim istedim . Pişman olacakmışim gibi görünmüyor :) ,
9 puan veriyorum... çünkü çok ağladım!!! bir puanı oradan kırdım ;) ağlak kitaplarla aram iyi değil lakin bu kitap acılara göğüs germeyi ve dahi her acıdan sonra dimdik ayakta kalmanın hikayesini anlatıyor.... yazarın çok basit bir anlatımı var... okuyucuyu hiç yormuyor... kitaba başladığımda beğenmeyeceğimden çok korktum... bu kadar basit bir kitap mı çıktı bu kadar övgü alan kitap dediğim oldu... ama ilerledikçe yazarın duyguları en basit dille anlatığını ve okuyucuya son derece iyi aktardığını gördüm... demek ki bazen en iyi anlatım en basiti olabiliyormuş... bana ciddi manada masal tadı verdi... ve yazar Bailey diye bir karakter yaratarak benim gönlüme tahtını kurdu... sanırım Bailey olmasa bu kitabı bu kadar sevmem imkansızdı... bırakın aşkı ve aşıkları sadece Bailey için bu kitabı okuyun derim :)
Tersyüz beni çok şaşırtan bir kitap oldu.Şipariş listeme son anda ekleyip sonrada pişman olmuştum.Her yerde çok övülüyordu.Özelllikle son zamanlarda bu kadar övülen kitaplara karşı bende önyargı oluştu.Alıp okuduğumda inanılmaz hayal kırıklığına uğruyordum ancak bu kitap beni resmen ters köşe yaptı.Daha ilk sayfalardan itibaren karakterleri arkadaşınızmış gibi hissettiriyor.Bütün karakterleri çok sevdim.Fern,Ambrose ve Bailey... Ben kitaplara nadiren 10 veririm.Özellikle bir kitap çok tavsiye ediliyorsa almam bile.ama bu sefer yanıldım.Okurken hem güldüm hem ağladım.Senden önce ben kitabından sonra en sevdiğim kitap oldu.Yazarın umarım başka kitapları çevrilir.Tavsiye ederim.





















