Güneşi Uyandıralım (Zeze, #2)
Şeker Portakalının sevimli, küçük kahramanı Zeze, işte yine karşınızda. Gözlerinin içi yine ışıl ışıl, yüreği yine sevgi dolu. Ama hüzünleri, biraz daha büyümüş bir çocuğun hüzünleri. Küçüklüğündeki küçük Şeker Portakalı yok, ama bu kez de yüreğinde sevgili kurbağası var. Zengin ve aşırı alıngan bir aile tarafından evlât edinilmiş. Ama Zeze, yeni babasının iyi niyetine karşılık vermiyor. Evdeki biricik dostu, aşçı Dadada. Bir de düşlerindeki, yeri doldurulamayan, yüreğine kadar sokulup yerleşen kurbağa ve bir filmde görerek gerçek babasının yerine koyduğu ünlü Fransız şarkıcısı Maurice Chevalier. Çok parlak bir öğrenci olan Zeze, sırılsıklam âşık oluyor. O güne kadar herkesi kızdıran, kimi de tehlikeli şeytanlıklar yapan bir çocuk. Çocukluğunun sonu, yeniyetmeliğin ilk adımları, verilmesi gereken yalnızlık sınavı...Zezenin, dostlarını hayâl kırıklığına uğratması olanaksız. Onun her yaştan pek çok dostu olduğunu da iyi biliyoruz. Şeker Portakalının devamı olan Güneşi Uyandıralımı da çok seveceğinize inanıyoruz. Dizinin üçüncü kitabı olan Delifişekte bu kez, Zezeyi delikanlılık yaşında bulacaksınız.
Baskılar5
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Tüm puanları gör (306)Bana yeniden çocukluğumu hatırlattığın için teşekkürler zeze
Yüreğinize saf sevgiyi tattıran Zeze büyüyor artık, Şüş olmuş. . Büyümüş ama haylazlığından hiç bir şey kaybetmemiş; yeni yaramazlıklar, yeni maceralar ve ilk aşk. .
Şeker Portakalı'ndan sonra zorla okuduğum bir kitap olmuştu. Çok ağır ilerliyordu.
Biraz daha büyümüş bir Zeze.Yaramazlığa hala devam:))
Eninde sonunda kendini keşfedeceksin. Tanrı , hiçbir şeye varmamak için bir insana seninki gibi bunca hayal gücü vermiş olamaz.Bu işi yalnızca kafanı çarçur etmek için yapmış olamaz..
Bu kitap, ilk kitap olan Şeker Potakalı kadar duygusal değil. Ama bu kitapta da bir çocuğun hayal gücünün büyüklüğünü, eğlenceli maceraları, sonuna doğru da hafif bir hüznü bulacaksınız. Keyifli bir okuma oldu. İlk kitabı okuyanlar zaten beğenecektir. Okumayanlara Zeze'yi sırasıyla okumaları tavsiye olunur.
Açıkçası Şeker Portakalındaki tadı alamadım.
-''Unutmakla bağışlamak arasında ne fark var?'' Zeze: ''Bağışlarken kişi her şeyi unutuyor.Ama yalnızca unutmakla,pek çok kez insan yeniden anımsamaya başlıyor.''
Şeker Portakalı kadar başarılı bir kitap olmasa da bahis konusu Zeze olduktan sonra her şeyi okuyabiliriz sanırım. Onun o haşarı yaramazlıkları, muhteşem hayal gücü ve büyüme hikayesiyle dolu yer yer hüzünlenip yer yer gülümseyerek okunacak bir kitap.
"-Hangi öteki güneşi, Adam? Çok büyük olanbunu tanıyorum bir tek. - Daha da büyüğü olan bir başkasından söz etmek istiyorum. Yüreğimizde doğan güneşten. Umutlarımızın güneşinden. Düşlerimizi de uyandırmak için göğsümüzde uyandırdığımız güneşten." Tek kelimeyle muhteşemdi...
İnsanın gülümsemesinin engel olamadığı kitaplardan biri daha... Zeze varsa mutsuz olunabilir mi? İyi yazmışsın bu kitapları Jose. Adam, Fayolle ile mutsuz olmak mümkün değil...
Şeker Portakalının devamı olan Güneşi Uyandıralım da Şeker Portakalı kadar duygu patlaması yaşamadım. Fakat okunmaya değer bir kitap.
Harika bir eser.Yazarın hayranıyım.bütün eserlerini bir an evvel bulup Okumayı düşünüyorum.herkese tavsiye edeceğim bir kitap.
Şeker Portakalı'nı okuduktan sonra bu kitapları neden bu vakte kadar okumamışım diye hayıflanıyordum, ancak bu kitabı bitirdikten sonra, aslında henüz bu güzel kitapları okumayan şanslı azınlıktan olduğumu fark ettim. Çok, çok güzel bir kitaptı gene. Şeker Portakalı'ndan da çok beğendim, tabi Zézé'nin büyümesine alışmak biraz zor oldu, hele hele de Dolores'li kısımlarda tamam dedim, Zézé bizim eski Zézé değil, daha doğrusu eski Zézé ama çocuk Zézé değil, ki zihnimdeki listeye geç de girmiş olsa en unutulmaz karakterlerden biridir benim için. Sırada Delifişek var ama kıyamıyorum okumaya.
zezé bu kitapta evlatlık verildiği ailenin yanında yaşamaktadır. aile ise zezéye karşı mesafelidir. zezé üvey ailesinden görmediği ilgiyi ve sevgiyi, kalbine yerleşen cururu kurbağası adamdan, film aktörü mauriceden, pederden görür. kurbağa adam, zezenin kalbinden giderken, sanki benim kalbimden gitmiş gibi gözlerim doldu. bu kitapta zezenin aşkı bulmasına sevindim ama kısa oldu... mauricenin vedası içimi burktu... kitabın son kısmında tanımazlıktan gelmesi :( önceki kitabına nazaran, biraz sıkıcıydı :D akıcı olmasına akıcı ama, okurken insanı sıktığı bir gerçek...
Şeker portakalının etkisini oluşturmasa da güzel ve sürükleyiciydi.
İlk kitap kadar beğenmedim fakat okumaya değer.
Seker portakal guzeldi, ama Gunesi uyandiralim biraz sikildim, sonra devam ederim. devam etim tam 1-2 saat sonra, dayanamadim. bundan sonrasi cok hosuma gitti ve cok sevdim. bitti, simdi 'Deli fisek'
o ağaçtan sonra bi de kurbağa geldi...
İlk kitap gibi bu da masumiyetini koruyor benim gözümde. Zeze'nin hayal gücünün o harika işleyişi benim onu kıskanmamı sağladı :)
Her kelimesini aglayarak okudum diyebilirim, ben bu kitaba asik oldum.
Asla şeker portakalı kadar etkileyici olamamış ama çok iyi bir kitap.
Zeze daha büyümüş, daha afacan ve eskisinden daha hayalperest... http://hayaletkitaplar.blogspot.com/2013/05/jose-mauro-de-vasconcelos-gunesi.html
Şeker portakalındaki tadı alamadım
Şeker Portakalını devamı. aynı guzellikte















