2007'nin en çok okunan romanlarından biri. İngiltere listelerinde aylarca ilk 5'te kaldı. Riverton Malikânesi, iki savaş arasında İngiltere'de geçen, muhteşem bir ilk roman. Aristokrat bir ailenin, bir evin, gizem dolu bir ölümün ve sonsuza kadar kaybedilen bir yaşam stilinin hikâyesi ve bu hikâye her şeye tanık olup on yıllar boyunca bu sırrı içinde taşıyan bir kadının ağzından anlatılıyor. Grace Bradley, Riverton Malikânesine daha küçük bir kızken, Birinci Dünya Savaşı çıkmamışken, hizmetli olarak girmişti. Yıllar boyunca Hartford ailesine bağlı kaldı, özellikle de ailenin iki kızı Hannah ve Emmeline'e.1924 yazında evde verilen şatafatlı bir partide genç bir şair kendini vurdu. Olayın tek tanığı Emmeline ve Hannah'ydı ve sadece ikisi -ve tabii Grace- gerçeği biliyordu. Sene 1999, Grace 98 yaşına gelmiş ve huzurevinde son günlerini yaşıyor. O yaz yaşanan olaylar hakkında film çeken bir film yapımcısı ziyaretine geliyor. Gracei Riverton Malikânesine götürüp anılarını canlandırıyor. Geri dönüşlerle anlatılan bu hikâye, Grace'in öyküsü. Edward dönemi aristokrat bolluğunun son günlerinde, savaş bu rahatlığı paramparça etmeden hemen önce geçen ilkgençlik yıllarının, canlı yirmili yılların ve sonsuza kadar kaybolan bir yaşam tarzının öyküsü. Roman sırlarla dolu -kimileri açığa çıkıyor, kimileri sonsuza dek saklı kalıyor. Aynı zamanda hatıralara yapılan bir yolculuk, savaşın verdiği yıkım ve tarihte baş döndürücü bir döneme açılan çok özel bir pencere Riverton Malikânesi. Avustralya'da ilk yayınlandığında da çok beğenilen bu roman, 2007'de İngiltere'yi salladı ve satış rekorları kırdı. Riverton Malikânesi capcanlı, elinizden düşüremeyeceğiniz bir gerilim ve tutku romanı. Riverton karakterlerini asla unutamayacaksınız.
2007'nin en çok okunan romanlarından biri. İngiltere listelerinde aylarca ilk 5'te kaldı. Riverton Malikânesi, iki savaş arasında İngiltere'de geçen, muhteşem bir ilk roman. Aristokrat bir ailenin, bir evin, gizem dolu bir ölümün ve sonsuza kadar kaybedilen bir yaşam stilinin hikâyesi ve bu hikâye her şeye tanık olup on yıllar boyunca bu sırrı içinde taşıyan bir kadının ağzından anlatılıyor. Grace Bradley, Riverton Malikânesine daha küçük bir kızken, Birinci Dünya Savaşı çıkmamışken, hizmetli olarak girmişti. Yıllar boyunca Hartford ailesine bağlı kaldı, özellikle de ailenin iki kızı Hannah ve Emmeline'e.1924 yazında evde verilen şatafatlı bir partide genç bir şair kendini vurdu. Olayın tek tanığı Emmeline ve Hannah'ydı ve sadece ikisi -ve tabii Grace- gerçeği biliyordu. Sene 1999, Grace 98 yaşına gelmiş ve huzurevinde son günlerini yaşıyor. O yaz yaşanan olaylar hakkında film çeken bir film yapımcısı ziyaretine geliyor. Gracei Riverton Malikânesine götürüp anılarını canlandırıyor. Geri dönüşlerle anlatılan bu hikâye, Grace'in öyküsü. Edward dönemi aristokrat bolluğunun son günlerinde, savaş bu rahatlığı paramparça etmeden hemen önce geçen ilkgençlik yıllarının, canlı yirmili yılların ve sonsuza kadar kaybolan bir yaşam tarzının öyküsü. Roman sırlarla dolu -kimileri açığa çıkıyor, kimileri sonsuza dek saklı kalıyor. Aynı zamanda hatıralara yapılan bir yolculuk, savaşın verdiği yıkım ve tarihte baş döndürücü bir döneme açılan çok özel bir pencere ... tümünü göster
Gizli Bahceye göre temposu düşük ama yazarı okumak yınede keyifli....
Çok değişik bir kurgulaması olan bir romandı,psikolojik,gerilim ve gizem romanlarını sevenler bu kitabı kaçırmasın..
Bu kitaba başlarken tamamen umutsuzdum. Fakat yanılmışım, dili, cümleleri sizi öyle bir sarıyor ki, sonun da ne olacak diye diye sayfalar bitip gidiyor. İyi ki kitapçının önerisine uyup almışım.
Sürekli tavsiye ettiğim ve okumaktan hiç sıkılmadığım bir kitap.
Avrupa'nın 20. yüzyıl başındaki yoksul kesimin sefaletini, kadınların zengin bile olsalar toplumsal baskı ile yönlendirilmelerini çok güzel anlatmış. Kitap oldukça akıcı, ilginç karakterler var. İki Dünya Savaşı öncesi İngiltere'yi ve toplumsal durumu çok güzel anlatmış. Downton Abbey dizisinin görselle anlattığını yazı ile çok daha gerçekçi ve başarılı bir şekilde anlatıyor.
Kitabın sonu Somerset Maugham romanlarından fırlamış gibi. Kitabın sonu ve Grace'in hayatının kurgusunun bir kısmı hariç kitabın genelini çok beğendim.
Grace'in 38 yaşında hamile kalması ve 45 yaşından sonra arkeolog olması biraz saçma olmuş. Halbuki Hannah ona 1924'de para vermişti. Eğitimi öne alabilirdi yazar kurguda.
Ursula'nın ailesi iyi bir şekilde konuya bağlandı., bunu da beğendim.
Harika bir kitaptı. Yazarın saklı bahçe kitabıyla aynı kalitedeydi. Kitap 1. dünya savaşının hemen öncesinde başlıyor. Grace' in anlatımıyla 1900ler ve günümüz arasında gidip gelen kitap süper bir sonla bitiyor.
Karton Cilt, 471 sayfa
Ekim2008 tarihinde, Artemis Yayınları tarafından yayınlandı