Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında
Tokyonun varlıklı bir mahallesinde, sıradan ve sorunsuz gibi gözüken bir hayat süren Hajime, orta yaşlara geldiğinde yaşamını sorgulamaya başlar. Hayatı boyunca sahip olduklarından daha fazlasını istememiştir. Savaş sonrası yıllarda şansı yüzüne gülmüş, iyi bir evlilik yapmış ve iki kız çocuk sahibi olmuştur. Şehirde iki caz kulübünün sahibi olarak kıskanılacak bir kariyeri vardır. Yine de, hayatı ve kariyeriyle ilgili, rahatsız edici, sinsi bir yetersizlik duygusuna kapılmaktan kendini alamaz. İlk gençliğinde âşık olduğu, akıllı, ancak tuhaf bir yalnızlık duygusu uyandıran güzel Şimamotonun anısı, kalbini gölgelemektedir.Yağmurlu bir gecede, eskisinden çok daha güzel ve etkileyici görünen Şimamotonun tekrar karşısına çıkmasıyla, hayatı çok daha karmaşık bir hale gelir.İnsanın, kaderi ve maddi dünya arasındaki gelgitlerini anlatan ve okuru kıskıvrak yakalayan bir eser. Akıllardan çıkmayacak.The New York Observer
Baskılar1
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Tüm puanları gör (150)Basit yaşantılardan güzel hikayeler çıkarıyor bu adam.Onun kitaplarını seviyorum.Kitaplarında geçen müzikleri dinliyorum.Gizemli hikayeler.Güzel müzikler.
"Asıl acı olan şey, geri dönemeyeceğimiz gerçeği. Bir kez ilerlemeye başladın mı, ne yaparsan yap gittiğin yoldan geri dönemiyorsun. En ufak bir sapma her şeyi sonsuza dek değiştiriyor."
Murakami'nin okuduğum ilk kitabı. Kitap hakkında ne düşüneceğimi bilemiyorum açıkçası beğendim mi? Beğenmedim mi? -karar veremiyorum.- Akıcı bir kitaptı, beni Murakami okumaktan alıkoyacak bir kitap değildi ama yine de Hacime'nin izumi'ye haksızlık ettiğini düşünüyorum. Kitabın sonuna kadar hep onun için bir şeyler yapacak diye bekledim ama hayal kırıklığına uğradım diyebilirim.
Çok sıradan bir hikaye, sıradan bir anlatım ve sıradan bir kurgu. Biri bana Murakami'nin en iyi kitabını söylerse sevinirim. Çünkü ikinci denememde de bu adamın neden bu kadar övüldüğünü anlayamamış durumdayım.
Çok basit bir konu bu kadar harika işlenir. Murakami muhteşem bir yazar
Bir çok olayı düşünmemi sağlayan bir kitaptı. Eski olan bir durumun sadece eskide kalmayıp seninle kalabileceğini anlattı
http://kitapsevinci.blogspot.com.tr/2015/06/sinirin-guneyinde-gunesin-batisinda.html
İmkansızın Şarkısı kadar olmasa da; bir çırpıda okunabilecek sürükleyici Murakami kitabı
Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında Haruki Murakami'den süper bir roman. Bu benim okuduğum ikinci Murakami romanı. İlki Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu adlı romandı ve bu kadar boş bir konuyu bu denli sürükleyici yazmak büyük bir maharet ister diye düşünmüştüm. Bu kısa romanı ise tek kelime ile muhteşem. Roman kısaca Hacime adlı romanın asıl kişisinin on iki yaşından itibaren yaşamını, büyük ve gizemli çocukluk aşkı Şimamoto'yu kendi ağzından anlatımı. Bazı romanlar vardır bitmesini istemiyeceğiniz hatta neden bu kadar kısa diye düşündüğünüz. Murakami'nin bu romanı bende öyle bir etki bıraktı....
değişik bir kitap..soluksuz değil soluk alarak okudum..
Yine şiir gibi bir anlatım. Bitirmeden bırakılamayacak türden.
böylelikle ilk murakami kitabımı okumuş bulunmaktayım.çok mu beğendim ? kimse duymasın ama hayır :) murakami murakami dedim durdum ama bu kitaba da hayran kalmadım.darısı diğerlerinin başına.yani okumazsanız hiçbir şey kaybetmediğiniz bir kitap.kitabın en ustaca kısmı yazarın olayları birinci tekil kişi tarafından anlatıyor olması. konusu kısaca şöyle;12 yaşından beri birbirini seven ama yolları ayrılan iki insan yıllar sonra tekrar karşılaşır ve aşkları perçinleşir.murakami karakterlerden birini olabildiğince gizemli tutarken diğerini ise bütün çıplaklığıyla okurun önüne sermiş.ve sizde acaba bu gizemli kişiliğin sırrı nedir diye merakla okuyorsunuz ama bir sonuca da ulaşamıyorsunuz. kitabın beni hayal kırıklığına uğrattığını söyleyemem çünkü elimde hali hazırda 1Q84 var ve daha başından kitap çok hoşuma gitti. kitabı okurken kendimi anime izliyormuş gibi hissetmeye çalıştım ama olmadı.hani o tadına doyumsuz hayo miyazaki animesinde geziyormuş gibi falan hissedemedim.bakalım diğer kitaplarını okurken neler hissedeceğim.
Kitaba başlarken 50-60 sayfa okurum, haftasonu tadına vara vara bitiririm dedim. Ama kitap resmen beni bu gece bitirmezsen rahat uyuyamazsın diyerek kendini bir güzel okuttu. Murakami'nin tarzının çok dışında ama bir o kadar da güzel bir kitabı olmuş.
Farklı bir tarz ama sonu memnun etmeyebilir
ustaca kurgulanmis harika bir kitap.Ne kadar yazar insanin kafasinda soru isaretleri biraksada:)
Yine plaklar, yine müzik. Murakami'nin en sevdiğim kitaplarından.
http://moonlightcat13.blogspot.com/2013/03/snrn-guneyinde-gunesin-batsnda-haruki.html
Su gibi , nehir gibi akıp giden kitap..Ne ara başladım ne ara bitirdim anlamadım :)
Kitabın dili sade ve akıcıydı. Haruki'nin okuduğum ilk kitabı. Ben de cinsellikteki detayları gereksiz buldum ve gerçekçi gelmedi.
vasat bir romandı.
Güzeldi ama beklediğim gibi değildi. Murakami'nin her zamanki fantastik, eğlenceli dünyası yok bunda. Gençliğinden orta yaşlarına kadar Hacime adında bir adamın hayatı konu alınmış. Daha çok psikolojik düzeyde. Sıkılmadım, ama kitap daha uzun olsaydı muhtemelen sıkılırdım. :D
gayet güzel bir kitap murakami klasiği
Duygusal açıdan okuyucuyu alıp götürüyor. Cinsellikteki detayları gereksiz buldum..
Sade bir dili var, akıcı, kolay okunan bir kitap. Okuyucuya bir katkısı olacağını düşünmüyorum. Anlatılan olayları değerlendirirken gerçek hayatta bu denli basit ve kolay atlatılacak türden olaylar olmadığını düşünüyorum.
tam Harukı Murakamı klasiği bana İmkansızın Şarkısını hatırlattı. kitap çok akıcı ve sürükleyici.insanın içindeki boşluğu derinlemesine nasıl izler bıraktığını anlatmış bize.










