Dokuz parmaklı bir kadın, kostümünü hiç terk etmeyen bir süper kahraman, kimlik buhranında aklını yitiren bir adam ve Nijeryalı bir göçmen; Küçük Arı.
Yaşamları acımasız bir şaka gibi kesişen karakterlerin size sunduğu sadece bir gülümseyiş; ama buruk bir gülümseyiş... Derken coşkulu bir kahkaha ve hemen ardından kalıcı bir sızı... Ve sonra daha büyük bir kahkaha.
Kitap, içinden hızla geçip gidilen bir duygu tüneli.
Dokuz parmaklı bir kadın, kostümünü hiç terk etmeyen bir süper kahraman, kimlik buhranında aklını yitiren bir adam ve Nijeryalı bir göçmen; Küçük Arı.
Yaşamları acımasız bir şaka gibi kesişen karakterlerin size sunduğu sadece bir gülümseyiş; ama buruk bir gülümseyiş... Derken coşkulu bir kahkaha ve hemen ardından kalıcı bir sızı... Ve sonra daha büyük bir kahkaha.
Kitap, içinden hızla geçip gidilen bir duygu tüneli.
Hiç vaktınızı boşa harcamayın o Paraya Eti Kraker falan alıp 3-5 cocuğa dağıtın . Daha mutlu olursunuz
fazla abartılmış, cok satanlar listesine girmesi popüler kitapçılar sayesinde olmuş bir kitap. okumayinca bir sey kaybetmiyor insan.
okurken genelde sıkıldım, aşırı abartılmış bi kitap olduğunu düşünüyorum
aslında ilginç bir konusu var ama işleyiş tarzı beni içine almadı
Üslup konusunda çok sıkıntısı vardı. Bunalttı açıkçası.
Kitabın kapağında '' bir sonraki uçurtma avcısı'' diye bir yorum yazdığı için heyecanla okumaya başladığım,ancak kesinlikle bir uçurtma avcısı olmayan vasat diyebileceğimiz bir roman.
İyi kitaplar size yüreğinizin yerini gösterir; daha iyi kitaplarsa yüreğinizin yapması gerekenleri...
Uzun zamandır okuduğum en iyi kitaplardan biri oldu küçük arı. Küçük dediğime bakmayın aslında kocaman bi hikâyesi var." Hangimizin hikâyesi yok ki?" dediğinizi duyar gibiyim, evet hepimiz hikayeler içinde kaybolduk ama bu sefer ki başka, bu kitap başka.. Tüm yaralarınızı tek tek kavlatacak, içinizdeki vahşi adamla-kendimizle- tanışmanızı sağlayacak ve durumlar öyle karmaşık bir hal alacak ki inanın bana ağlamayı bile çok göreceksiniz kendinize. Afrikalı bir çocuğun gözlerinden hayatı görmek, beyaz adamın istilaları, sınırları, silahları bu kitapta hepimizin acısı olacak. Çünkü hepimiz aynı dili konuşuyoruz. Birbirimize gerçek adları söyleyebileceğimiz ve yaralarımızı-daha önce de soylemistik, yara izleri "ben kurtuldum" demektir- göstereceğimiz zamanlar gelmeli.
Küçük prens eğer Afrikalı olsaydı adı kesinlikle küçük arı olurdu...
Lafı çok uzatmış olmak istemem, herkes küçük arı ile tanışmalı, onun hikâyesinde bizden bir şey var ona sahip çıkmalı.. Bu kitabı en kısa sürede kendinize hediye edin ve onu yüreğinizin en üst rafına koyun..
Sonu güzel olsa da zar zor bitirdim.Biraz sıkıcıydı.
Bana göre çok abartılcak bir kitap değildi.Okuduğum diğer kitaplara göre vasat diyebilirim.
Biraz abartılmış bir kitap, açıkçası okurken sıkıldım. Anlatım dili de çocuk kitabı gibi. Konusu ilginç olmakla birlikte genel olarak pek beğenmedim.
Karton Cilt, 344 sayfa
2010 tarihinde, Pegasus Yayıncılık tarafından yayınlandı