Los Angeles Yolu'nda Fante, ünlü kahramanı Arturo Bandini'nin maceralarını anlatmaya devam ediyor. Yazar olmak isteyen bir gencin bir balık fabrikasında yaşadıkları hayata bakışını nasıl etkiler...
"Her sabah bu duyguyla kalkıyordum yataktan. Şimdi kendime bir iş bulmam lazım, lanet olsun. Kahvaltı ediyor, kolumun altına bir kitap yerleştirip ceplerime kalem doldurduktan sonra kapıdan çıkıyordum. Merdivenden indiğim gibi kendimi dışarı atıyordum. Bazen sıcak oluyordu hava, bazen soğuk, bazen sisli, bazen açık. Koltuğumun altında kitapla iş aramaya çıktığım için önemi yoktu havanın. Ne işi, Arturo? Ha, Ha! Sana iş, öyle mi? Kim olduğunu bir düşünsene, oğlum! Yengeç katili. Hırsız. Elbise dolaplarında çıplak kadın fotoğraflarına bak, sonra da iş bulmayı umut et! Ne kadar gülünç! Ama gidiyor işte, salak, koltuğunun altında kocaman bir kitapla üstelik. Hangi cehenneme gittiğini sanıyorsun, Arturo? Neden o sokağa sapıyorsun da bu sokağa sapmıyorsun? Neden batıya gidiyorsun -neden doğuya değil? Cevap var bana, hırsız! Kim iş verir senin gibi bir domuza -kim? Ama kasabının öteki ucunda bir park var, Arturo. Banning Parkı adı. Harikulade okaliptüs ağaçları var orda, yemyeşil bir park, Arturo. Ne kitap okunur orda! Oraya git, Arturo. Nietzsche oku. Schopenhauer. O muhteşem adamlarla geçir zamanını. İş mi? Peh! Oraya git ve okaliptüs ağaçlarının altında kitabını oku iş ararken."
Los Angeles Yolu'nda Fante, ünlü kahramanı Arturo Bandini'nin maceralarını anlatmaya devam ediyor. Yazar olmak isteyen bir gencin bir balık fabrikasında yaşadıkları hayata bakışını nasıl etkiler...
"Her sabah bu duyguyla kalkıyordum yataktan. Şimdi kendime bir iş bulmam lazım, lanet olsun. Kahvaltı ediyor, kolumun altına bir kitap yerleştirip ceplerime kalem doldurduktan sonra kapıdan çıkıyordum. Merdivenden indiğim gibi kendimi dışarı atıyordum. Bazen sıcak oluyordu hava, bazen soğuk, bazen sisli, bazen açık. Koltuğumun altında kitapla iş aramaya çıktığım için önemi yoktu havanın. Ne işi, Arturo? Ha, Ha! Sana iş, öyle mi? Kim olduğunu bir düşünsene, oğlum! Yengeç katili. Hırsız. Elbise dolaplarında çıplak kadın fotoğraflarına bak, sonra da iş bulmayı umut et! Ne kadar gülünç! Ama gidiyor işte, salak, koltuğunun altında kocaman bir kitapla üstelik. Hangi cehenneme gittiğini sanıyorsun, Arturo? Neden o sokağa sapıyorsun da bu sokağa sapmıyorsun? Neden batıya gidiyorsun -neden doğuya değil? Cevap var bana, hırsız! Kim iş verir senin gibi bir domuza -kim? Ama kasabının öteki ucunda bir park var, Arturo. Banning Parkı adı. Harikulade okaliptüs ağaçları var orda, yemyeşil bir park, Arturo. Ne kitap okunur orda! Oraya git, Arturo. Nietzsche oku. Schopenhauer. O muhteşem adamlarla geçir zamanını. İş mi? Peh! Oraya git ve okaliptüs ağaçlarının altında kitabını oku iş ararken."
Los Angeles Yolu, Arturo Bandini serisinin ikinci kitabı gibi görünüyor ama aslında ilk hikayeye pek bağlı değil. ortak olan tek karakter Arturo.
Arturo'nun gençlik yılları. ilk kitapta yer alan anne karakteri kadar baskın bir anne figürü yok. ve ilk kitaptaki iki erkek kardeş yerine Mona adlı bir kız kardeş var. Baba ölmüş. Rahibe olmak isteyen bir kardeş var yine. Arturo 18 yaşında bir genç arkadaşımız. iş bulmak adına yaşadığı deneyimlerle kendi kafasında yaşattığı hikayeleriyle geçiyor kitap.
Arturo'nun kesinlikle kaçık, çılgın, deli, fetiş, hasta ruhlu biri olduğunu düşünmeye başlıyorsunuz kitap ile. Sürekli Nietzsche ve Schopenhauer okuyor ve sonra bir yazar olmaya karar veriyor ve bu olayla Toza Sor kitabına bağlanıyor gibi duruyor.
Kitabın bi çok kısmını mideniz ve sinirleriniz kaldırmayabilir ama Fante bu kitap ile sizi Arturo'dan soğutsa da Toza Sor ile herşeyi yerli yerine koyuyor.
herşeye rağmen kitabın bir kaç yerinde Arturo'nun saçmalıklarına gülmeden edemiyorsunuz. Çünkü o tam bir deli :)
Karton Cilt, 186 sayfa
2004 tarihinde, Parantez Yayıncılık tarafından yayınlandı